AKRAN ZORBALIĞINDA HUKUKİ DURUM VE YASAL YOLLAR

1.TANIM

Akran zorbalığı, özellikle okul çağındaki çocuklar arasında sıkça rastlanan ve duygusal, psikolojik ya da fiziksel zarar verici davranışları içeren bir olgudur. Bir çocuğa benzer yaştaki başka bir çocuğun uyguladığı sözel, fiziksel veya psikolojik şiddet şeklinde tanımlanmaktadır. Hukukumuza göre 18 yaşını doldurmamış kişiler çocuk olarak tanımlanmaktadır.
Bu nitelikteki davranışlar, sadece kişilerin sosyal ve duygusal gelişimlerini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal barış ve güvenlik açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir. Zorbalık, çoğu zaman gizli ve sistematik şekilde gerçekleştiğinden, mağdurların uzun süre fark edilmeden acı çekmelerine yol açabilir. Bu tür olguların, sadece okullarda değil, tüm toplumu olumsuz etkileyen bir boyut kazandığı söylenebilir.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kavga ve zorbalık, gençler arasında yaygındır. Gelişmekte olan 40 ülkede yapılan bir araştırma, erkeklerin ortalama %42’sinin, kızların ise %37’sinin zorbalığa maruz kaldığını göstermiştir. Ergenlerin dörtte üçünden fazlasının, aşağılayıcı isimlerle çağırma veya toplum içinde alay edilme gibi en az bir tür zorbalığa maruz kaldığı tahmin edilmektedir.

2. TÜRLERİ
2.1.FİZİKSEL ZORBALIK
Bir kişi veya grubun başka bir kişi ya da grubu sindirmek, hükmetmek ve kontrol etmek amacıyla fiziksel eylemler uygulamasıdır. Fiziksel zorbalık genellikle tekmeleme, tokat atma, yumruklama, acımasız bakışlar, yok sayma, çeşitli el hareketleri, ısırma, saç çekme, vurma, itme, çekme, dürtme, tırmalama, tükürme, haraç kesme, bir yere kilitleme, korkutarak özel eşyalara zarar verme ya da el koyma şeklinde ortaya çıkar.

2.2.PSİKOLOJİK/DUYGUSAL ZORBALIK
Kişinin statü olarak ya da güç bakımından karşısındakinden güçlü olduğunu düşündüğü için yaptığı bezdirici davranışlardır. Psikolojik zorbalık, genel olarak karşıya gözdağı verme, onu sindirme, korkutma amacı taşır. Karşı tarafı küçük düşürme, oyunlardan ve etkinliklerden dışlama, karşı taraf hakkında dedikodu çıkarma gibi davranışlarla kendini gösterir.

2.3.SÖZLÜ ZORBALIK
Bir kişi veya grubun başka bir kişi ya da grubu aşağılamak ve hakimiyet kurmak amacıyla sözel eylemlerde bulunmasıdır. Sözlü zorbalık genellikle lakap takma, hakaret etme, sözlü sataşma, sözlü taciz, alay etme, karalama, birini küçük düşürme veya tehdit etme, korkutma, rahatsız edici telefon görüşmeleri, yanlış ve kötü niyetli dedikodular yayma şeklinde ortaya çıkar.

2.4.SİBER ZORBALIK
Son zamanların yaygın zorbalık türlerinden biri olan siber zorbalık, zorbalık türlerinin internet ve teknolojik araçlar kullanılarak gerçekleştirilmesidir. Genellikle iletişim teknolojilerinin başka birini tehdit etmek, kırıcı yorumlar yapmak, başka birinin incitici veya utanç verici görüntülerini paylaşmak, incitici mesajlar göndermek, kötü dedikodu ve söylentiler yaymak, çevirimiçi olarak başkalarını taklit etmek veya oturum açma bilgilerini kullanmak, utandırmak, hakaret etmek, aşağılamak ve zarar vermek şeklinde kullanılmasıyla ortaya çıkar.

3.CEZA HUKUKU İLE İLİŞKİSİ
Hukuk sistemimize göre 18 yaşından küçük bireyler çocuk olarak nitelendirilmektedir. Yaş küçüklüğü, kusur yeteneğini azaltan veya ortadan kaldıran ve bu açıdan çocuğun cezai ehliyetinin sınırlarını belirleyen bir nedendir. Çocuk yargılaması, suç işleyen çocuğu da koruyan bir anlayışa sahip olduğundan suç işlediği iddia edilen çocuk yargılama sürecinde “suça sürüklenen çocuk” olarak nitelenir. Çocuklar hakkındaki ceza yargılamaları, çocuk ceza mahkemeleri tarafından yerine getirilir. Türk Ceza Kanununda çocukların ceza sorumluluğu için üç grup belirlenmiştir:

*0-12 yaş grubunda yer alan çocuklar için kanun koyucu ceza sorumluluğu öngörmemiştir, bu nedenle 12 yaşından küçük çocuklar, suç işledikleri takdirde, haklarında ceza davası açılamaz. Bu çocukların cezai sorumluluğu yoksa da haklarında “çocuklara özgü güvenlik tedbirleri” uygulanabilir.
Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri Nelerdir?
Ceza ehliyeti bulunmayan çocuklara özgü güvenlik tedbirleri Çocuk Koruma Kanunu’nunda düzenlenmiştir. Bu tedbirler şunlardır:
• Danışmanlık Tedbiri: Çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeyi amaçlamaktadır.
• Eğitim Tedbiri: Çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yöneliktir.
• Bakım Tedbiri: Çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine ilişkin bir tedbirdir.
• Sağlık Tedbiri: Çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasını amaçlamaktadır.
• Barınma Tedbiri: Barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yöneliktir.

*12 yaşını tamamlamış olup da 15 yaşını tamamlamamış çocukların cezai ehliyeti olup olmadığı araştırma yapılarak tespit edilir. Bu yaş grubundaki çocukların cezai ehliyeti iki ayrı kısımda incelenir;
• 12-15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen çocukların da cezai sorumluluğu yoktur. Suça sürüklenen bu çocuklar hakkında da “çocuklara özgü güvenlik tedbirleri” uygulanabilir.
• 12-15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını “algılama” veya davranışlarını “yönlendirme” yeteneği gelişmiş çocukların cezai sorumluluğu vardır. Bu gruptaki çocukların ceza almaları cezalarında yaşları nedeniyle indirim yapılacaktır.

*15-18 yaş grubundaki çocukların cezai ehliyeti tam olmakla birlikte belirlenen ceza üzerinden yaş küçüklüğü nedeniyle belli miktarda ceza indirimi yapılır. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını “algılama” veya davranışlarını “yönlendirme” yeteneğinin gelişip gelişmediği konusunda “adli rapor” alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Hangi yaş grubunda bulunursa bulunsun suç niteliği taşıyan hareketi gerçekleştiren çocuğun hareketi suç olma özelliğini devam ettirecektir. Burada kanun koyucu sadece ceza sorumluluğu açısından belirleme yaptığı için cezalandırılmamaları, suçun oluşmadığı anlamına gelmeyecektir.
Failin yaşının küçük olması verilecek cezada bir indirim nedeni olarak düzenlenmişken suçun mağdurunun yaşının küçük olması da cezayı artırıcı bir neden olarak düzenlenmiştir.

4. ZORBALIK FİİLLERİ CEZA HUKUKU AÇISINDAN HANGİ SUÇLARI OLUŞTURABİLİR?
4.1.Hakaret
4.2.Tehdit
4.3.Şantaj
4.4.Israrlı Takip
4.5.Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma
4.6.Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
4.7.Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi ve Yayılması
4.8.İntihara Yönlendirme
4.9.Yaralama
4.10.Ölüme Neden Olma
4.11.Nefret

Bu suçların tamamı ceza kanunlarında özel olarak düzenlenmiştir ve hapis cezaları ile cezalandırılmaktadır.

Ayrıca cezai boyutunda başka işlenen suç nedeniyle maddi ya da manevi bir zarar doğmuşsa mağdurların hukuk mahkemelerinde maddi/manevi tazminat davası açma hakları da bulunmaktadır.

5.ZORBALIK FİİLLERİNİN MEB MEVZUATI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Zorbalık fiillerinin okullarda yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı konuyu gündemine alarak Orta Öğretim Kurumları Disiplin Yönetmeliğine dahil etmiştir. Yönetmeliğe göre disiplin kurulları öğrencilere zorbalık fiilleri nedeniyle kınama, okuldan 1-5 gün arasında kısa süreli uzaklaştırma, okul değiştirme, örgün eğitim dışına çıkarma cezası uygulayabilecektir. Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya davranışın bir öğretim yılı içerisinde tekrarı halinde öğrenciye bir derece ağır ceza uygulanır. Öğrencilerin aldıkları cezalar, e-Okul sistemine işlenir.

Olayın mahkemeye intikal etmesi disiplin cezasının uygulanmasını engellemez.

Takdir edilen disiplin cezasının yanında okul ve kişi mallarına verilen zararlar, zarara yol açan öğrencilerin velilerine ödettirilir.

Ceza alan öğrencinin davranış puanlarından;
Kınama cezası için 10,
Okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası için 20,
Okul değiştirme cezası için 40,
Örgün eğitim dışına çıkarma cezası için 80 puan indirilir.

Okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası alan öğrenciler;

*Okulun açık olduğu sürede bir günden beş güne kadar okul binası, eklentileri ve işletmelerde yapılan her türlü eğitim ve öğretim etkinlikleri, sınav ile staj çalışmalarına katılamazlar. Bu süre özürlü devamsızlıktan sayılır.

*Yatılı okullardaki yatılı öğrencilerin, pansiyonda kalmasına izin verilebilir. Ancak diğer öğrencilerin huzur ve güvenini olumsuz etkileyecek öğrencilerin pansiyonda kalmalarına izin verilmez.

*Öğrencilerin ulusal ya da uluslararası etkinliklere katılıp katılmayacaklarına okul yönetimince karar verilir.

Okul değiştirme cezası alan öğrenciler;

*Başvurdukları millî eğitim müdürlüklerince istekleri de dikkate alınarak okul türleri ve Yönetmeliğin nakille ilgili hükümleri göz önünde bulundurularak zamana bağlı olmaksızın uygun okullara yerleştirilir. Aynı ilde öğrencinin devam edebileceği programın bulunmaması hâlinde Bakanlığın ilgili birimiyle iş birliği yapılarak gerekli tedbirler alınır.

*Okul değiştirme cezası alan öğrenciler, ceza aldıkları okula dönemezler,

*Öğrencinin kayıtlı olduğu okul dışında; kaldığı pansiyonda, ders, kurs veya telafi eğitimi aldığı okullarda, disiplin olaylarına karışıp bir başka okula nakledilen öğrencilerden; naklen geldiği okul tarafından okul değiştirme cezası verilenlere yeniden okul değişikliği yaptırılmaz ve nakil durumları, aldıkları cezayla ilişkilendirilerek kayıtlarda belirtilir.

Örgün eğitim dışına çıkarma cezası alan öğrenciler;

*Akşam liseleri dışında devam zorunluluğu olan okullara kayıt yaptıramaz.
*Açık Öğretim Lisesi veya Mesleki Açık Öğretim Lisesine gönderilir.